1. Haberler
  2. Belcika
  3. Neler kaybettik, farkında mısınız!?..

Neler kaybettik, farkında mısınız!?..

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Türkiye’nin, Suriye topraklarının kuzey doğu kesimine(Fırat Nehri’nin doğusuna) gerçekleştirdiği ve bugün itibari ile 11. Günü dolduran “Barış Pınarı Harekatı” ile ilgili haberler hepimizin malumu..
Evet, ABD Üst düzey yetkilileri geldiler ve Ankara’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve diğer yetkililer ile müzakerelerde bulundular.
Basın, yapılan açıklama gereği Türkiye tarafının;” Harekata ara verilecek, PKK-PYD unsurları 32 Kilometrenin altına çekilecek, silahlarını bırakacak ve kazılan tüneller ve siperler yerle bir edilecek..Sonra ise Kobani meselesini Ruslar ile konuşacağız” bilgisini kamuoyu ile paylaştı..
ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Fox Business Network’e son durumla ilgili açıklamalar yaptı.
Pompeo, Türkiye’nin Barış Pınarı Harekatı’nın yarattığı durumla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:
“- Suriye’deki duruma bir çözüm bulma arayışındayız.”
ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye ile ABD’nin Suriye’de ateşkes konusunda uzlaşma sağlandığını duyurmuş, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, bunun bir ateşkes olmadığını, YPG’nin çekilmesi için “Barış Pınarı Harekâtı”na ara verileceğini belirtmişti.
Kısacası Türkiye’nin, “ara verilecek”, ABD’nin ise “Harekat durdurulacak” açıklamaları akabinde, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın danışmanı Buseyna Şaban, al-Mayadeen televizyonuna yaptığı açıklamada, uzlaşıyı “gizemli” ifadesi ile değerlendirdi.
Şaban, Suriye ordusunun kuzeye doğru konuşlanmayı sürdüreceğini söyledi.
BBC’nin derlediği açıklama şu şekilde:
“Bu anlaşmanın gizemli havası sürpriz değil çünkü ABD ile Türkiye’nin geçmişte yaptığı ‘güvenli bölge’ açıklamaları ve aralarındaki anlaşmalar da buna benzerdi.”
Tüm bu gelişmelere paralel olarak, harekat öncesi ABD Başkanı Donald Trump’un,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı mektupta haftaya damgasını vurdu..
Gerçekten siyasette ve dış politikada önemli gelişmeler oluyor..
***
Sevgili okurlar,
Brüksel’e dönecek olursak, Belçika’da radyo, televizyonlar ve yazılı basın, Suriye’de bir PKK-PYD Terör örgütünden söz etmiyor nedense?
Bunun yerine “Kürtler” kelimesi kullanılıyor..
Yani Türkiye’nin gerçekleştirdiği “Barış Pınarı Harekatı”nının hedefinde PKK-PYD ve IŞİD ile diğer terör grupları olduğuna yer verilmiyor..
Varsa, yoksa “Kürtler” olgusuna vurgu yapılıyor!
Demek ki, Avrupa’da ve dünyada bir başka algı egemen!?
Demek ki, kendimizi anlatmakta yine fırsatları kaçırıyoruz..
Bakınız,Türkiye’nin gerçekleştirdiği “Barış Pınarı Harekatı” ile ilgili olarak Belçika’da, Almanya ve diğer ülkelerde PKK yandaşları adeta sokakları, caddeleri,meydanları esir aldı..
PKK Bez parçaları, APO posterleri altında Türkiye’ye, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a galiz sloganlar ile hakaretler gırla gidiyor!
Belçika’nın Liege kentinde biri ağır olmak üzere, iki Türk vatandaşı, PKKlı teröristlerce bıçaklandı..
Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Başkonsolosu Dilşad Kırbaşlı-Karaoğlu ile Anvers Başkonsolosu Korkut Tufan, bizzat olay yerine giderek bilgilendirildiler ve aileye geçmiş olsun temennisinde bulundular..
Öte yandan Bakan Cevdet Yılmaz’da mağdur aileleri arayarak, “geçmiş olsun” dileklerini iletti ve arkalarında Türkiye’nin olduğunu vurguladı..
Fransa-Türkiye Milli maçı sonrası, Fransa’da da çeşitli kavgalar yaşandı. Mant-La Jolie’de bir PKK’lının ayağı ezildi..
Demem o ki, PKK Terör örgütü yandaşları, arkalarına FETÖ güruhunu da alarak,Türkiye karşıtı propagandalarına devam ediyorlar?!
Şu üyelik için kapısında beklediğimiz Avrupa Parlamentosu kurumlarında ,iki örgüt cirit atıyor..
Biri PKK yandaşları..
Diğeri ise FETÖ yapılanmasının Brüksel ayağını teşkil eden Tuskon Brüksel Temsilciliği..
Dikkat ediniz,”Tuskon” adını “Tuskon Europe” olarak değiştirip, bir milyon sermayeli Avrupa Birliği çalışmalarına başladı..
Bizimkilerin kapısında resim çektirdiği, gelen grupların sadece sembolük gezi yaptığı Avrupa Birliği kurumlarında esamemiz bile okunmuyor!
Belçika Dışişleri Bakanı Didier Reynders,”Barış Pınarı Harekatı” başladığında, Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü’yü makamına çağırarak, Belçika’nın kaygılarını kendisi ile paylaştı..
Belçika, yine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne(BM) götürülen “Türkiye’nin kınanmasını “isteyen ülkeler arasında yer aldı..
Bütün bu gelişmeler karşısında, bir tek Türkiye Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü’nün bilgilendirmesi  televizyonlarda ve basında genişçe yer buldu..
Başka mı?
Ara ki bulasınız!?
Brüksel’de yerleşik durumda olan, TUSİAD, İKV, TOBB, DİEK, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, AK Parti Temsilciliği, CHP Temsilciliği, Belçika Türk Federasyon,  İYİ Parti Gönüllüleri ile yeni kurulan Belçika Türk Sivil Toplum Koordinasyonu(Belçika Diyanet Vakfı, Belçika İslam Federasyonu, Turkseunie, Anvers Türk Dernekler Birliği ile Menzil Grubu’nun (Semerkant Vakfı), SETAve UİD Belçika yapılanması, ile diğer sivil örgütler, “Barış Pınarı Harekatı” ile ilgili bir açıklamada bulunmadılar.
Ne yazık ki durumun özeti bu!
Tüm bu gelişmeler yaşanırken, 1967 Yılından beri Belçika’nın maden bölgesi Beringen’de sportif faaliyetlerde bulunan FC Türkse Minik Futbol Takımı oyuncuları, soyunma odasında, milli futbolcularımız, sporcularımız gibi “ askere selam” gönderdi diye, şikayet konusu edildi!..
***
Sevgili okurlar,
Daha önceki yazımda ise, AK Parti zihniyetinin Brüksel’deki tasarruflarından, yani uygulamalarından söz etmiştim..
Elbette bir siyasi partinin, kendi tasarruflarına ne diyebiliriz?..
Ama bu tasarruflar,Türkiye Cumhuriyeti’ne, milletine zarar veriyorsa, gerçekleri söylemek gibi, bir mecburiyetimiz olduğunu paylaşmak isteriz!..
Şimdi bütün bunlar, yeni Türkiye algısı içinde yerini alıyor..
Bir de eski Türkiye’ye gidersek, daha farklı bir birliktelik ve “Türkiye olgusu ve vurgusu” ile karşılaşıyoruz..
PKK Güruhuna karşı çıkan,” Belçika Türk Diyanet Vakfı, Belçika Türk Federasyonu, Belçika Türk Spor Federasyonu, Belçika Atatürkçü Düşünce Dernekleri”, birliktelik yaparak, hemen bir bildiri hazırlayarak, Türkiye’nin tezlerini basınla, Belçikalılar ile paylaşır, terör örgütü PKK’ya karşı, basın toplantıları ile karşı harekete geçerlerdi..
Hatta siyasi parti grupları,bu manada tek, tek ziyaret edilir, bilgilendirilirillerdi..
Bu daha sonra kurulan,” Koordinasyon merkezleri” ile de sürdürüldü..
Sonra mı, Belçikalı Türklerini,Türkiye’nin “milli konuları” ile ilgili miting, konferans, gösteri ve diğer faaliyetlere davet ederlerdi..
Amaç,bu yaban ellerde Türkiye’nin ala menfaatlerini korumak, birlik ve beraberliği, iri,diri ve bir tutmaktı..
O yıllar, her dem, büyükelçilikler,Türk kurum ve kuruluşları önüne gelerek, PKK propagandası yapanlara kayıtsız kalınmazdı..
Hatta,”Sözde Ermeni Soykırım iddiaları, KKTC ve Karabağ, Kırım, Balkan, Uygur Türkleri..” gibi milli sorunları da bu bağlamda sahiplenirlerdi..
Üzülerek ifade edeyim ki, “bu yeni Türkiye algısı” ile Brüksel’de başkonsolosluklar, “halk oyunları, satranç, Türkçe” kursları düzenlerken, Belçika Yunus Emre Kültür Merkezi ise,çareyi ” sinema günleri “düzenlemekte buluyor!
Ne diyelim kardeşim!
Hatta, medya kurtarma operasyonlarında bile boy gösterenler var!
“Bir kibritte sen çak dost” misali buluşmalarda, buluşmalar!?
Tarafgirlik dizboyu!
Koca,Belçika Türk Diyanet Vakfı ise derin uykuda!
Diğer sivil örgütlerin, bu manada sesi soluğu bile çıkmıyor!?..
Siz karar veriniz, hangi Türkiye daha etkiliydi?
Türkiye’nin dışarıda yalnızlaşmasının bir başka nedeni ise, bu işlerin Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklarına havale edilmesi oldu.. Maalesef, bir iki üç etkinlik, bir iki afişli projeler  yanında, 15-20 kişilik toplantılar  ile paralar ”har-cur” ediliyor!..
Alın size yeni Türkiye ?
Bir de sözünü etmediğim, tarikat yapılanmaları var!
Paraları iç eden,insanımızın kanını emen tarikat yapılanmaları?
Bir de gününü gün edenler?
“Çalsın sazlar,oynasın kızlar” partilerinde olanlar!?
Peki, vatandaş, bu durumda neden geri çekilmesin?
Ne olup bittiğini anlayamıyor ki?
Vatandaş, “hakkı olmayanların ballı börek yerlere atanması, yetkin ve  etkin olmayanların büyükelçi yapılmasına, yandaş derneklere para yağdırılması” karısında “ milli çizgilere” bile, artık rağbet etmiyor!?..
Durumun özeti bu!
Her zaman, her konuda, “dış güçlere”  havale ettiğimiz konular yanında, bizim “dışarıdakilerin de” durumu bu!
Türkiye, tez elden nerede hata yaptığını incelemeli ve bu ” eski, yeni” tanımlamalardan kaçınmalıdır..
Bunu AK Parti zihniyeti yapar mı?
Sanmam!
Nedeni AK Parti’nin bir “gizli ajandası” olduğudur..
Bunu da geri dönüp,uygulamalarına bakarak anlayabilirsiniz..
Vatandaşımız, “eski, yeni “ tartışması bağlamında, bin bir parçaya ayrıldı, ayrıştırıldı!..
Davulun sesi eskisi gibi gür çıkmıyor vesselam!
Şimdi, kırılan bu testinin parçalarını bir araya getirmek, gerçekten zor!..
Türk Ordusu Suriye topraklarında bir başka mücadelede, diaspora Türkleri ise, bir başka uykuda!..
Böyle anlarda Diyanet Vakfı Konferans salonu dolardı, Türk Milleti’nin haklılığı Brüksel sokaklarına yansırdı..
Birlik ve Beraberlik için ise, Schaerbeek Hali’nde en büyük konserler düzenlenirdi, insanımız bu büyük buluşmalara katılırdı..
Eski Türkiye ya!?
“Milli Birlik ve beraberliğimizden” neler kaybettik, neler!?
Farkında mısınız?
Sahi, eski mi, yeni mi?
Hangi Türkiye dersiniz?
Yusuf Cinal yazıyor/  19 Ekim 2019 Brüksel

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Neler kaybettik, farkında mısınız!?..
Yorum Yap