Her şeyi sen bilirsin usta?

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevgili okurlar,
Türkiye, yine iki günlük bir karantinaya giriyor..Yani Türkiye iki gün sokağa çıkamayacak..
Bizler, Belçika’da bir ayı aşkın bir zamandır sokağa çıkamıyoruz..
Elbette bu zor günlerde, kendi sağlığımız, halk sağlığı için gerekeni yapmalıyız..
İnsanlığı, hazırlıksız yakalayan bir salgın hastalık(Coronavirüs-covid 19) söz konusu!..
Bu hastalık, önce Çin’de ortaya çıkmadı mı?
Çin’de, harıl, harıl hastane yapmaları, sokağa çıkma uygulamalarını, hatta dron ile uyarıları basından okumadık mı, televizyonlardan izlemedik mi?
Peki, haydi, bu koca, koca devletler uyudular, tedbir almadılar, Türkiye neden gereken ihtimamı göstermedi, önlemleri almadı dersiniz?
Maalesef işte Fransa Devlet Başkanı Macron, çıktı halkından özür diledi ve gafil avlandıklarını, tedbir almakta geciktiklerini söyledi..
Neyi eksildi?
Ne kaybetti?
Gerçeklerden neden korkarız ki?
Dar küçük bir odada basın toplantısı yapıyorsunuz, bakanlığın tüm amirleri, müdürleri orada, her yer tıka-basa, dolu, sayın bakan ise kendisine yaklaşan gazeteciye,” bana yaklaşma” diyor!?..
Korkunun ecele faydası yok ama, “ya bana bu salgın hastalık bulaşırsa endişesi” bastırılamıyor ne yazık ki?
İstem dışı da olsa “korku, endişe” bir şekilde dışa vuruyor!..
“Güler misiniz, ağlar mısınız”, böyle bir durum yaşandı Türkiye’de!
Türkiye’de, zaten bilinen bir moda bu!
Adı,”basın toplantısı” olan, toplantıya, önce amirler, memurlar, milletvekilleri, bakanlar, her kimse doldurur, basın mensuplarına yer kalmaz!..
Alkışlar arasında, haydi gel sorunu sor bakalım?
Alışılagelmişin dışında Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın, basın bilgilendirme toplantılarına, her gazete temsilcisi davet edildi ya, “bravoyu” çoktan hak etmişti..
Eh bir de, bunun üzerine, patır, patır sorular da soruldu..
Yıllardır, soru sormayı unutan gazetecilerin dili çözüldü, ama yine de Türkiye’de insanımız, açıklanan veriler, paylaşılan bilgiler ile ikna olmuyor..
Neden mi?
Bir güven bunalımı var, bu aşılamıyor!?
Bunun nedenlerini araştırmak, ortaya koymak, bizim görevimiz değildir!..
Madem ki, iktidardasın, halktaki bu,” endişe, korku ve güven bunalımını da araştırmak, öğrenmek” görevinizdir!..
“Böyle bir şey yok diyorsanız”, bu yine sizin bileceğiniz bir durumdur!..
“Tereciye, tere satacak” halimiz mi var?
Maşallah, her şeyi bilene, ne söylenir ki?
Ama müsaade ederseniz, şunu sormadan geçemeyeceğim?
Devletin torpilli, ballı ihalelerini alan ve müşteri garantisi ile “ yap işlet, devret” esasına göre yapılan işlerde,” Devletin müteahhitlere, bu yıl yapacağı 8.3 milyar liralık yolcu ve araç garanti ödemesi, virüs salgını nedeniyle 8 milyar lira daha artarak, 16.3 milyar liraya çıkacağı” bilgisi doğrumudur?
Doğruysa, bu millete yazık!
Başka ne söylenebilir ki?
Her şeyi sen bilirsin usta?
Her şeyi sen yaparsın usta?
Allah başımızdan eksik etmesin usta?
***
Sevgili okurlar,
İstanbul, Coronavirüsü darbesini en yoğun yaşayan illerimizden biri.. 39 İlçesi ve belediyesi ile salgına karşı mücadele ediyor.. Hem salgın hastalık, hem de olası bir deprem nedeni ile  ortaya atılan “büyük sahra” hastanesi ile ilgili, ortaya alternatif hastaneler kondu..
Ama siyasi otorite, gitti, Atatürk Hava Limanı pisti uçuna, hastane yapmaya başladı!..
Her durum ve şartta kullanabileceğimiz, tarihi bu zenginliği yok etmenin maliyeti elbette büyük olacak, ama bu kadar gözde alternatif varken, siyasi otorite, hangi gerekçe ve anlayışla hastaneyi buraya kurar ki?
Bu inat, bu öfke, bu karşı çıkış ne ola ki?
Haydi açılsın, coronalı günlerde, rant kapıları!
Bir hastane yapımında bile uzlaşamayanların, bu salgın hastalığı yenme konusunda uzlaşabileceklerine, kanaat getirebiliyor musunuz?
Bu nasıl siyaset, bu nasıl anlayış?
Biri çıksa da izah etse?
Cumhuriyet dönemi kazanımlarını bir, bir yok eden, satan, Atatürk düşüncesinden bu kadar rahatsız olanlar, yarın iktidardan düştüklerinde, acaba bu yaptıkları nedeni ile halktan özür dileyebilecekler midir?
Dileseler bile, iş işten geçtikten sonra, bu özrün bir hikmeti mucibesi olacak mıdır?
Karar elbette sizin?

***
Sevgili okurlar,
Sizlere Belçika’dan da bilgiler sunarak, bir kıyaslamada bulunmanıza katkı yapalım:
Dün 24 Saat itibari ile Belçika’da 306 kişi daha coronavirüsü nedeni ile hayıtını kaybetti..Böylece  bir ayı aşkın zaman dilimi içinde Belçika’da, Corona’dan ölenlerin toplam sayası: 5 Bin 163’e ulaştı..
Dün itibari ile bu dilim içinde ölen Türklerin sayısı ise 31 idi!..
Ülkede karantina hali, yasaklar sürüyor..Bu yasaklar Ulusal Güvenlik Konseyi’nce, 3 Mayıs 2020 tarihine kadar uzatıldı..Bu zaman dilimi içinde, söz verilen, ancak yerine getirilemeyen hizmetler için, halk sesini yükseltmeye başladı..
Ülkede 19 Nisan 2020 Tarihinden  itibaren bir gevşeme söz konusu.. Ancak, birçok sektörde maaşların geç ödenmesi, halkın öfkesini dindirmedi..Şimdi ise çalışamayan ve bir geliri olmayanların durumu gündeme damgasını vurdu..Bunların kira, sosyal ihtiyaçları nasıl karşılanacak?
Adı konmasına rağmen, vergi mükellefi olan ve vergi veremeyen esnafın da durumu ortada!..Onlara bir ödeme yapılmayacak olması, dolayısıyla ayrımcılığa uğramanın hayal kırıklığını yaşıyorlar..
Kısacası, her ülkede farklı sorunlar var..
Bunları yüksek telden konuşmalıyız, hükümetlerde bilgileri halktan saklamamalıdırlar..
Devletlerin görevi, insanını yaşatmak ve zor günlerde onun yanında olmaktır..Devletlerin zenginliği, bireylerin zenginliğini oluşturur..Bu zenginliği kimse, kendi çıkarları için kullanamaz, kullanmamalıdır..
Bazı ülkelerden, farklı uygulamalar, ister istemez insanları endişelendiriyor, kaygılandırıyor..
Kimse halkın zenginliklerinin üzerine oturma hakkını kendisinde bulmamalı, halk için, ülkenin zenginliklerini seferber etmelidir!..
Bu işin yarını olduğunu sakın unutmayınız!

***
Sevgili okular,
Bizim Sakarya Gazetesi’ni okuyabilmeniz için sizlere bir güzellik yapıldı.
İki günlük sokağa çıkma yasağı ve hafta içinde devam edecek olan kısıtlamalar nedeniyle, gazeteye ulaşmakta zorluk çeken okurlarımız için, gazetemizi dijital olarak paylaşıma açıldı.
Okurlarımız https://www.bizimsakarya.com.tr/login.html adresinden Kullanıcı adı: okur  Şifre: okur ile basılı gazetemizin sayfalarda ulaşabilirler.
Gününüz, sağlıklı güzelliklere vesile olsun!
Yusuf Cinal yazıyor/ 18 Nisan 2020 Brüksel
Karikatürler:Yasin Halaç
 
 

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Her şeyi sen bilirsin usta?